5 saat önce
Gaziantep Futbol Kulübü’nde Burak Yılmaz sonrası yaşanan değişim artık gözle görülür bir gerçek. Sadece skor tabelasına yansıyan bir toparlanma değil bu; sahadaki enerji, oyuncuların birbirine yaklaşımı ve oyuna olan iştahı da ciddi şekilde farklılaştı.
Özellikle Alexandru Maxim ve Deian Sorescu üzerinden okunabilecek bu değişim, takımın genel ruh halini de doğrudan etkiledi. Bu iki ismin performansındaki yükseliş, sadece bireysel katkı değil; takımın hücum organizasyonlarına da net bir kalite kazandırmış durumda. Tabi istedikleri olunca onlarda sahaya gerçek kimliğini yansıttı Kayserispor maçında…
Yeni teknik direktör tercihi de bu değişimin önemli bir parçası. Rumen teknik adam Mirel Rădoi ile anlaşma sağlanması, kulüp içinde farklı bir sayfanın açıldığını gösterdi bana. Ancak burada dikkat çeken bir detay var, gözden kaçmasın… Bu tercihte Maxim ve Sorescu’nun etkisinin oldukça fazla olduğunu söyleyebilirim. Bu durum, sahadaki performans kadar kulüp içi dinamiklerin de ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha ortaya koydu bence.
Kayserispor karşısında alınan 3-0’lık galibiyet, bu değişimin sahaya yansıyan en net örneği oldu. Özellikle ilk 45 dakikada ortaya konan futbol, uzun süredir özlenen bir Gaziantep FK görüntüsünü bizlere gösterdi. Baskılı oyun, erken bulunan pozisyonlar ve rakip sahaya yerleşme becerisi, takımın aslında potansiyelini ne kadar yukarıya taşıyabileceğini gösterdi. Peki soruyum; “Burak Yılmaz varken bu takım neredeydi?” İşte sorun burada ortaya çıkıyor. Futbolcuya dayalı sistem sizi zor durumda bırakıyor,
Ancak her şeyin kusursuz olduğunu söylemek zor. İkinci yarıda özellikle üçüncü bölgede yapılan bireysel tercihler, skorun daha da farklı olmasının önüne geçti. Camara’nın topu çok ezmedi, diğer oyuncuların bencilliği skoru etkiledi diyebilirim. Futbolda bireysel yetenekler önemlidir ama bu oyunun özü kolektif akıldır. Gaziantep FK’nın da artık bu gerçeğe daha sıkı sarılması gerekiyor. Yeni gelecek hoca ne yapar bilmiyorum ama, artık kalan 4 maçı bu keyifle izleyelim yeter.
Ligin sonuna gelinmiş olsa da ortaya konan bu tablo, gelecek sezon adına umut veriyor. Ancak bir o kadar da düşündürücü bir konu var: Teknik direktör tercihinde futbolcuların bu denli belirleyici olması, uzun vadede sağlıklı bir yapı oluşturur mu?
Gaziantep FK’da yeni bir sayfa açılıyor olabilir. Ama bu sayfanın kalıcı başarıyla dolması için sadece saha içi performans değil, kulüp içi dengelerin de doğru kurulması şart. Aksi halde bugün yaşanan “diriliş”, yarının yeni bir kırılma hikayesine dönüşebilir.