51 dakika önce
Gaziantep Futbol Kulübü için artık sahadaki sonuçlardan çok, zihniyetin ve planlamanın sorgulanması gereken bir dönemin içindeyiz.
Bir gerçeği en baştan kabul edelim.. Burak Yılmaz döneminde bu takım zaten “sezonu tamamlamış” görüntüsü veriyordu. Enerjisini, hedefini ve inancını büyük ölçüde kaybetmiş bir yapı vardı. Burak Yılmaz öncesi ve sonrası diye ikiye ayırabileceğimiz süreçte, değişen sadece isimler oldu; sahadaki ruh ise neredeyse hiç değişmedi.
Yeni umut olarak göreve getirilen Mirel Radoi için “acaba neyi değiştirir?” sorusu sorulsada çok şey değişmedi. Ancak son iki maçta kalede görülen beş gol, bu sorunun cevabını acı bir şekilde verdi bizlere.. Yani değişen pek bir şey yok.
Gelelim Beşiktaş karşılaşmasına…
Rakip, ligde hedefini büyük ölçüde kaybetmiş, odağını Türkiye Kupası’na çevirmiş bir takım. Teknik direktör Sergen Yalçın da tercihlerini bu doğrultuda yapmış ve sahaya daha çok yedek ağırlıklı bir kadro çıkardı. Yani kâğıt üzerinde Gaziantep FK için önemli bir fırsat var.
Ama futbol sadece fırsatları görmekle değil, o fırsatları değerlendirmekle kazanılıyor. Futbolda maç golü atınca kazanılıyor.
Maçın ilk 20 dakikasında kalesinde iki gol gören bir Gaziantep FK… Ardından rakibin tempoyu düşürmesiyle oyuna ortak olan, hatta zaman zaman üstünlük kuran bir takım vardı sahada. Gaziantep FK iki golün ardından toparlandı. İkinci yarıda “hem oynayan hem çalan” bir Gaziantep FK izledik belki ama sonuç tabelasına bakınca bunun hiçbir anlamı kalmadı.
Çünkü mesele oyun değil, sonuç üretmek.
Kacper Kozłowski, Bayo ve diğer oyuncuların kaçırdığı net pozisyonlar, bu maçın kırılma anlarından oldu bence. O pozisyonlardan biri gol olsa, bugün çok farklı bir senaryoyu konuşuyor olabilirdik. Ama “olabilirdi” ile puan alınmıyor. Bu lig, kaçırdıklarınızı değil attıklarınızı yazıyor hanenize.
Daha acı olan ise şu… Sahada mücadele eden değil, sezonun bitmesini bekleyen bir oyuncu grubu var sanki. Kafalarında golü atmak değil, Kayserispor maçının pirimini parça parça almaları ve içeride iki maaşları var gibi… Alacaklarını düşünen, motivasyonu düşmüş, “nasıl olsa sezon bitiyor” psikolojisine girmiş bir takım görüntüsü izledim bu maçta.
Bu tabloyu sadece teknik direktör değişikliğiyle açıklamak mümkün değil. Çünkü sorun duygusal…
Sezon bitiyor, evet. Ama asıl mesele sezonun bitmesi değil, bu zihniyetle yeni sezona başlanma ihtimali.
Gaziantep Futbol Kulübü’nün yapması gerekenler çok net. Önce yönetimsel olarak güçlenmek, ardından net bir futbol aklı oluşturmak ve gelecek sezonun kadro planlamasını bugünden yapmak.
Aksi halde değişen teknik direktörler olur, değişmeyen sonuçlar kalır.
Ve Gaziantep FK, her sezon aynı hikâyeyi yeniden yazmak zorunda kalır. Onun için iyi yapılanma gerekiyor.